Yapay Zeka ile İçerik Üretmenin Sakıncaları — Dijital Pazarlama Notları
Yapay Zeka ile İçerik Üretmenin Sakıncaları
Günümüzde yapay zeka (AI) araçlarının içerik üretiminde kullanımı hızla artıyor. Ancak, bu teknolojilere aşırı güvenmek bazı ciddi sakıncalar doğurabilir.

Bu hafta AI ile içerik üretiminin neden dikkatli ele alınması gerektiğini vurgulamak istiyorum.
Geçtiğimiz haftalarda, Üretken Yapay Zeka’nın Temelleri isimli bir online kursa katıldığımdan bahsetmiştim. Kursu alma gerekçem ChatGPT başta olmak üzere LLM (Büyük Dil Modelleri) destekli yapay zeka araçlarının çalışma prensiplerini öğrenmek, bu araçları kullanırken dikkat etmem gereken etik ve ahlaki sorumlulukların farkına varmaktı.
Kursa katıldıktan sonra bu araçların çıktılarına yüzde yüz güvenmememiz gerektiği sonucuna vardım ve sizleri uyarma görevini kendime misyon edindim. Özellikle bu araçları kullanarak yazı yazmanın, dünyanın en iyi prompt’unu yazsanız dahi, hiç iyi bir fikir olmadığını kavradım.
Bu araçlar kendilerine öğretilen veri setlerinden yola çıkarak istatistiksel olasılıkları dikkate alarak yazı yazıyorlar. ChatGPT hiç bilmediğiniz bir konu hakkında yazı yazarken sizi büyülüyor olabilir, ancak özünde öğrendiği bilgilerden ve istatistiksel hesaplardan yola çıkarak bir makale oluşturuyor. Muhtemelen sizin gibi binlerce insana da aynısını yapıyor.
LLM’ler dili belirteçler (token) olarak kodlar. Belirteçler, kelimeler veya kelimelerin parçaları olabilir. Örneğin, GPT-3'te İngilizce “the” kelimesi belirteç olarak 262, “cat” ise 464 sayısını alır. LLM’ler bilgi erişim sistemleri olmadığı gibi deterministik de değildir. Bunun yerine, bir olasılık dağılımına dayalı olarak rastgele çıktılar üretirler. Google gibi gelişmiş arama motorları bu araçların ürettiği yazılardaki örüntüleri rahatlıkla deşifre edebilir, o içeriklerin bulunduğu sayfaların değerini düşürebilir.
Bu araçları sıfırdan bir yazı yazdırmak için değil, bir içerik yapısını oluşturmak, var olan yazıları özetlemek, analiz etmek, en can alıcı noktalarını tespit etmek için kullanmak daha mantıklı olacaktır. Örneğin bu bülteni oluştururken seçtiğim makaleleri bu şekilde analiz ediyorum. Hepsini tek tek okumak zorunda kalmıyorum.
Bu araçlara aşırı bağımlı bir içerik üretim sürecinin sakıncalarını aşağıda daha derinlemesine irdeledim.
Marka Tutarlılığı ve Ses Tonu
AI tarafından üretilen içerik, genellikle markanızın benzersiz ses tonunu ve değerlerini yansıtamaz. AI modelleri, geniş veri kümelerinden öğrenir ve bu nedenle özgünlükten yoksun olabilirler. Örneğin, bir marka olarak, müşterilerinizin değer verdiği şeyleri — tedarik zinciri şeffaflığı, karbon ayak izi gibi — vurgulamak isteyebilirsiniz. AI ile üretilen içerikler, bu ince nüansları yakalamada başarısız olabilir. Bu durum, marka kimliğinizin zayıflamasına ve müşteri bağlılığının azalmasına neden olabilir.
Tekrarlanan ve Yanlış Bilgiler
AI araçları, yeni bilgi üretemez; sadece var olan bilgileri yeniden düzenler. Bu, özellikle AI modellerinin eğitildiği veri kümelerinin kalitesiyle sınırlıdır. Ayrıca, AI bazen “halüsinasyon” adı verilen hatalı bilgiler üretebilir. Bu da, markanızın güvenilirliğini zedeleyebilir ve kullanıcılarınızın yanlış bilgilendirilmesine yol açabilir. Google’ın algoritma güncellemeleri, tekrarlanan ve özgün olmayan içerikleri tespit etmekte daha da iyi hale geldi. Bu yüzden, AI tarafından üretilen içerikler, arama motoru sonuçlarında olumsuz etkiler yaratabilir.
E-E-A-T İlkeleri
Google’ın E-E-A-T (Uzmanlık, Yetkinlik, Güvenilirlik ve Tecrübe) ilkeleri, içeriklerin kalitesini değerlendirmede önemli bir rol oynar. AI ile üretilen içerikler, genellikle bu ilkeleri karşılamada yetersiz kalır. Uzmanlık ve güvenilirlik, insan dokunuşuna ve derinlemesine bilgiye dayanır. AI ile üretilen içerikler, bu derinliği ve özgün perspektifi sağlayamaz.
AI araçları, belirli görevler için faydalı olabilir, ancak içerik üretiminde aşırı güvenmek, markanızın ses tonunu, güvenilirliğini ve özgünlüğünü zedeleyebilir. İçerik stratejinizde AI’yı dikkatli ve sınırlı bir şekilde kullanarak, kullanıcılarınız için en değerli ve özgün bilgileri sunmaya odaklanmalısınız. AI’yı, yalnızca verimliliği artırmak ve tekrarlayan görevleri otomatikleştirmek için bir araç olarak görmek en iyisidir.
Tavsiyelerim:
- Kendi İçeriğinizi Üretin: AI’yı yardımcı bir araç olarak kullanın, ancak ana içeriği kendiniz üretin.
- Marka Sesinizi Koruyun: AI tarafından üretilen içerikleri markanızın sesine uyacak şekilde düzenleyin.
- Kaliteyi Ön Planda Tutun: Google’ın E-E-A-T ilkelerine uygun içerikler üretin.
- Düzenli Denetim Yapın: AI tarafından üretilen içerikleri düzenli olarak gözden geçirin ve gerektiğinde düzeltin.
Bu yaklaşımla, AI’nın potansiyelinden faydalanırken markanızın güvenilirliğini ve özgünlüğünü koruyabilirsiniz. İlla yapay zeka’dan bir içerik üretmesini istiyorsanız, bir yazım ya da stil rehberi eşliğinde bir GPT oluşturmak iyi sonuçlar üretebilir. Bunu kendi GPT’lerimde denedim ve çok iyi sonuçlar ürettiğini fark ettim. Örneğin Türk Dil Kurumu’nun yazım kurallarının bulunduğu bir PDF dosyasını GPT’nize öğreterek çok daha kaliteli içerik ürettirebilirsiniz. Elbette, sonrasında işinin uzmanı bir insan tarafından denetlendikten sonra sitenizde yayımlanmalı. Dilerseniz İçerik Bulutu’nun bir girişimi olan ContentGO’nun AI + Human (yapay zeka + insan) servisini değerlendirebilirsiniz.
Bir sonraki başlıktaki aracı ücretsiz olarak kullanarak yapay zeka içeriğinizi insanlaştırabilirsiniz :)
Surfer SEO’nun Ücretsiz Yapay Zeka İçerik Dedektörü ve İnsanlaştırıcısı
Bu hafta sizlere harika bir yenilikten bahsetmek istiyorum: Surfer SEO’nun Ücretsiz Yapay Zeka İçerik Dedektörü ve İnsanlaştırıcısı!
Surfer SEO, yeni AI Dedektörü ve AI İçerik İnsanlaştırıcısı (kısaca AI Humanizer) ile karşınızda.
Bu ücretsiz araç, yapay zeka tarafından oluşturulan içerikleri tespit etmenize ve onları insanileştirmenize yardımcı oluyor.

Ücretsiz sürümde 500 kelime sınırı var, ancak Surfer hesabınız varsa ve aktif bir aboneliğiniz yoksa bile bu sınır 5.000 kelimeye çıkıyor. Surfer kullanıcıları ise aylık 50.000 kelimeye kadar bu hizmetten yararlanabiliyorlar.
Araç İle Yaptığım Denemeler
Öncelikle ChatGPT’den “SEO Nedir” sorusuna cevap veren 500 kelimelik bir yazı yazmasını talep ettim.

Sonrasında, SurferSEO’nun bu yeni aracına yazıyı kontrol ettirdim. Yazının %91 insan, %9 yapay zeka marifetiyle üretildiğini belirtti.

Bir sonraki sefer ChatGPT’den tamamen hayali bir yazı yazmasını istedim ve onu kontrol ettiğimde, yapay zeka yüzdesinin artmış olduğunu gördüm.

Daha önce de benzer YZ denetimi araçları kullanmıştım ve çoğu kez hatalı değerlendirmeler yaptıklarına şahit oldum. O yüzden siz de bu araçların insan ve YZ değerlendirmelerine şüphe ile yaklaşabilirsiniz. Öte yandan hayali, uydurmasyon konular haricinde ChatGPT’nin belirli güvenilir kaynaklardan büyük ölçüde esinlenerek (derlemeler yaparak) içerik oluşturma ihtimalini de göz ardı etmemek lazım. SEO Nedir yazısını yazarken aşağıdaki ekran görüntüsündeki kaynakları baz almış ve doğası gereği yeniden yazmış olabilir.

Aracın daha önce İngilizce olarak oluşturduğum içeriklerde daha iyi sonuçlar verdiğini gözlemledim. Türkçe içerikler için aracı kullanırken bunu da aklınızın bir köşesinde tutmanızda yarar var.
Google Sızıntısı, SEO’da Yazar ve Yayıncı Varlıklarının Önemini Doğruladı
Google’ın Mayıs 2024 sızıntısı, SEO stratejilerinde yazar ve yayıncı varlıklarını optimize etmenin önemini vurguluyor. Jason Barnard’ın analizleriyle, SEO’nun geleceğine ışık tutuyoruz.
Bu hafta Search Engine Land’de yayınlanan ve Jason Barnard tarafından kaleme alınan makaleyi inceledim. Makale, Google’ın yazar ve yayıncı varlıklarının SEO’daki önemini doğrulayan bir sızıntıyı ele alıyor.
Makalede anlatılanları detaylı bir şekilde açıklamak gerekirse; SEO, uzun yıllardır web sitesi ve içerik optimizasyonuna odaklanmış durumda. Ancak artık SEO çalışmalarına iki yeni katman eklemesi gerekiyor: web sitesi sahibi (yayıncı) ve içerik oluşturucu (yazar). Bunlar, Google’ın her ilgili varlığı değerlendirmesine ve markaya güvenmesine olanak tanıyor, böylece her varlığa bir kgmid ve Google’ın Bilgi Grafiği’nde bir yer veriliyor.
Jason Barnard’a göre, KGMID (Google Knowledge Graph ID), Google’ın Bilgi Grafiği’nde var olan varlıklar için benzersiz bir tanımlayıcıdır. Her Bilgi Paneli, Google SERP’lerinde (Arama Motoru Sonuç Sayfaları) bir KGMID içerir ve bu, Bilgi Panellerinin kimliği olarak kabul edilebilir. KGMID, Google’ın benzer veya aynı isimli farklı varlıkları ayırt etmesine yardımcı olur ve belirli bir Adlandırılmış Varlığı temsil eder.
KGMID’nin bulunması, SEO optimizasyonu ve özel varlık tanımlaması gibi çeşitli nedenlerle önemlidir. Google, Bilgi Grafiği’ni, Bilgi Panelleri, Öne Çıkan Parçacıklar veya diğer SERP özellikleri gibi arama özelliklerini oluşturmak için kullanır. Markanızın Bilgi Grafiği verilerini (KGMID’niz aracılığıyla) daha iyi anlayarak ve potansiyel olarak iyileştirerek, bu arama özelliklerini etkileyebilir ve sonuç olarak daha yüksek görünürlük elde edebilirsiniz.
KGMID’yi bulmak için basit bir yöntem, Google Bilgi Paneli’nde “Paylaş” özelliğini kullanmaktır. Bir Google araması yaparak ve eğer bir Bilgi Paneli görünürse, panelin üstündeki üç noktalı “burger” menüsüne veya panel içindeki “paylaş” simgesine tıklayarak KGMID’yi bulabilirsiniz. Bu, bir URL ile küçük bir pencere açar ve bu URL’de “/g/” veya “/m/” ile başlayan bir dizi arayarak KGMID’yi bulabilirsiniz.
Google sızıntısı, arama motorunun içerik oluşturucuları ve web sitesi sahiplerini tanıyabildiğini ve bunların güvenilirliğini değerlendirebildiğini doğruluyor. Bu durum, SEO için büyük bir fırsat sunuyor. SEO’nun yeni yaklaşımı şu şekilde olmalı:
- Katman: Geleneksel SEO ile web sitesi içeriğini optimize etmeye devam edin. Bu, web sitesine trafik çekecek ve ziyaretçileri dönüştürecektir.
- Katman: Web sitesi sahibini (yayıncıyı) optimize edin. Google sızıntısında “isPublisher” öğesi, Aralık 2022 ve Eylül 2023 arasındaki Arama Kalitesi Değerlendirici kılavuzlarındaki değişikliklerle doğrudan ilişkilendiriliyor.
Bu yeni yaklaşım, Üretken Yapay Zeka sonuçlarında başarılı olacak ve hayatta kalacak bütünsel bir SEO stratejisi sağlayarak, müşteri kazanma ve satış yapma gibi geniş işletme dijital pazarlama hedeflerine katkıda bulunacaktır. Jason Barnard’ın bu konudaki uzmanlığı ve veri tabanlı yaklaşımı, SEO profesyonelleri için değerli bir rehber niteliğinde.
Google’dan Ücretsiz Gemini Prompt Kılavuzu: Prompting Guide 101
Google, Google Workspace için yapay zeka özelliklerini kullanarak verimlilik ve yaratıcılığı artırmaya yönelik “Prompting Guide 101” isimli bir rehber yayınladı.
Rehber, Google Workspace kullanıcılarının, AI asistanı Gemini ile etkili talimatlar oluşturabilmesi için gerekli temel becerileri kazandırmayı amaçlıyor.
Kılavuzda, etkili bir prompt yazmak için dikkat edilmesi gereken dört ana alan belirtiliyor:
- Persona: AI asistanına, belirli bir rolde olduğunu belirtmek.
- Görev: AI’dan ne yapmasını istediğinizi net bir şekilde ifade etmek.
- Bağlam: Talimatın neden verildiğine dair gerekli detayları sağlamak.
- Format: Talimatın hangi formatta olmasını istediğinizi belirtmek.
Rehber, Gmail, Google Docs, Google Sheets, Google Meet ve Google Slides gibi uygulamalarda nasıl kullanılabileceğine dair pratik örnekler ve ipuçları içeriyor. Ayrıca, müşteri hizmetleri, pazarlama, proje yönetimi gibi farklı iş kollarına yönelik özel kullanım senaryoları sunuluyor. Kullanıcıların doğal dil kullanarak, spesifik ve kısa talimatlar vererek, iteratif bir süreçle talimatlarını geliştirerek ve sonuçları gözden geçirerek daha iyi sonuçlar elde edebileceği vurgulanıyor. Bu rehber, kullanıcıların işlerini daha verimli ve etkili bir şekilde gerçekleştirmelerine yardımcı olmayı hedefliyor.
İçerik Bulutu ekibi bu rehberi harika bir şekilde Türkçeleştirmiş ve örnek uygulamalar eklemiş. LinkedIn üzerinden inceleyebilirsiniz:
Apple ve ChatGPT Entegrasyonu: Apple Intelligence (AI)
Apple, ChatGPT’yi Siri ve diğer sistem özelliklerine entegre ediyor. Yayıncılar ve içerik keşfedilebilirliği üzerindeki etkileri keşfedin.
Apple’ın AI hamlesi, ChatGPT’nin Siri, yazma araçları ve görüntü oluşturma özelliklerine entegrasyonunu içeriyor. Bu durum, kullanıcılar için generatif AI’yi daha erişilebilir hale getiriyor. Ancak, bu entegrasyonun içerik oluşturucuları, yayıncıları ve içerik görünürlüğü üzerindeki etkileri konusunda endişeler bulunuyor.

Önemli Noktalar:
- ChatGPT’nin Siri’ye Entegrasyonu: Apple, OpenAI tarafından geliştirilen ChatGPT sohbet botunu Siri’ye entegre ederek, kullanıcıların AI’nin avantajlarından yararlanmasını sağlıyor.
- İçerik Görünürlüğü ve Keşfedilebilirliği: Siri ve diğer AI destekli özellikler, içeriği daha iyi anlayıp hedeflenen öneriler sunarken, bazı içerik türlerinin veya kaynaklarının diğerlerine göre önceliklendirilmesi riski taşıyor.
- Kontrol ve Şeffaflık Endişeleri: AI tarafından yönlendirilen öneriler ve içerik kürasyonu, kontrol ve şeffaflık seviyesi konusunda soru işaretleri yaratıyor.
- Kapalı Ekosistem Potansiyeli: Apple, kullanıcılara kişiselleştirilmiş ve bağlam farkındalığı yüksek deneyimler sunarak, onları kendi ekosistemi dışına çıkmaktan alıkoyabilir.
- Erişilebilirlik: Apple’ın yeni AI özellikleri, kullanıcılar için ücretsiz olacak ve ChatGPT aboneleri, premium özelliklere erişmek için hesaplarını bağlayabilecekler.
Google, Satıcılara Alışveriş Arama Performanslarına İlişkin Yeni Veriler Sağlıyor
Google, Search Console’da satıcılara ürün listeleme performansı verileri sunuyor. Bu yenilik, satıcıların Google alışveriş görünürlüklerini optimize etmelerine yardımcı olabilir.
Google, Search Console’a yeni bir özellik ekleyerek e-ticaret sitelerine ürün listeleme performans verileri sağlıyor.
Bu özellik, Google’ın alışveriş yüzeylerinde ürünlerin ne kadar görünür olduğunu gösteren metrikler sunuyor. Satıcılar artık “Google Arama Görüntü” sekmesi altındaki “Performans” raporundan bu verilere erişebiliyor.

Özellik, izlenimler ve tıklamalar gibi anahtar metrikleri içeriyor. Bu yenilik, sitelerin ürün görünürlüğünü optimize etmelerini sağlıyor. Yalnızca fiziksel ürün veya hizmet satan siteler bu raporları kullanabiliyor.
Kitap Tavsiyesi: “Veri ve Yapay Zekayla Dijital Dönüşüm: İşletmelerde Dijital Dönüşüm, Makine Öğrenimi ve Yapay Zeka” — Alexander Borek, Nadine Prill
Dijital pazarlama dünyasında başarıya ulaşmak için dijital dönüşüm ve yapay zeka konularında bilgi sahibi olmak büyük önem taşıyor.
Netflix, Spotify ve Amazon gibi dijital devler, iş süreçlerinin merkezine veri bilimi ve makine öğrenimini yerleştiriyorlar. Ancak birçok işletme, büyük veri analizi ve yapay zekayı iş süreçlerine entegre etmekte zorluk yaşıyor. “Veri ve Yapay Zekayla Dijital Dönüşüm” kitabı, bu zorlukları aşmamıza yardımcı olacak bir rehber olarak karşımıza çıkıyor.
Bu kitap, işletmelerde dijital dönüşümü yönetmeyi mümkün kılmak için hazırlanmış bir başucu kitabı. Büyük veri analizi, makine öğrenimi ve yapay zekanın nasıl etkili bir şekilde kullanılacağını anlatıyor. Dijital dönüşümün karmaşık süreçlerini basit ve anlaşılır bir dille açıklayarak, her seviyeden yöneticinin faydalanabileceği pratik bilgiler sunuyor.
Umarım bu haftanın Dijital Pazarlama Notları’ndan keyif almışsınızdır.
Önümüzdeki hafta yeni bilgiler, taktikler ve stratejilerle dolu Dijital Pazarlama Notları’nın yeni bölümünde buluşmak üzere…
Güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle, hoşça kalın!
Bültenime Destek Olmak İster Misiniz?
SEO dünyasındaki en son gelişmeleri ve stratejileri sizinle paylaşmayı çok seviyorum. Eğer içeriklerimi faydalı buluyorsanız, bir kahve alarak destek olabilirsiniz. ☕ ‘Bana Bir Kahve Ismarla’ya tıklayarak bilgi paylaşımına katkıda bulunun. Hep birlikte daha fazlasını başaralım!